SESSİZLİK DE BİR İLETİŞİMDİR
Hatice Özdemir
Birçok insan iletişimi sadece konuşmaktan ibaret sanır. Oysa bazen söylenmeyenler, söylenenlerden çok daha güçlü mesajlar verir.
İlişkilerde yaşanan sessizlik her zaman huzurun göstergesi değildir. Bazen kırgınlığın, bazen öfkenin, bazen de umutsuzluğun sessiz dilidir.
Tartışma sonrasında günlerce konuşmamak, sorulara kısa cevaplar vermek, göz teması kurmaktan kaçınmak ya da duyguları içine atmak aslında bir iletişim biçimidir. Ancak bu iletişim, çözüm üretmek yerine çoğu zaman mesafeyi artırır.
Bazı insanlar çocukluklarından itibaren duygularını ifade etmekte zorlanırlar. Üzüntülerini, kızgınlıklarını ya da hayal kırıklıklarını konuşmak yerine susmayı tercih ederler. İlk bakışta bu davranış çatışmayı önlüyor gibi görünse de zamanla biriken duygular ilişkinin yükünü ağırlaştırır.
Çünkü konuşulmayan sorunlar ortadan kaybolmaz. Sadece görünmez hale gelir ve uygun bir zamanda daha güçlü şekilde ortaya çıkar.
Sağlıklı ilişkilerde insanlar sadece mutlu olduklarında değil, kırıldıklarında da konuşabilmelidir. Duyguları zamanında ve uygun bir dille paylaşmak hem kişinin kendisine hem de ilişkisine iyi gelir.
Elbette her tartışmanın hemen ardından konuşmak mümkün olmayabilir. Bazen sakinleşmek için zamana ihtiyaç duyulabilir. Ancak sessizliği kalıcı bir çözüm yöntemi haline getirmek ilişkiyi yavaş yavaş yıpratır.
Unutmayalım ki iletişimsizlik, ilişkinin en sessiz ama en güçlü düşmanlarından biridir.
Bugün kendinize şu soruyu sorun:
Sustuklarım gerçekten çözüldü mü, yoksa sadece ertelendi mi?