EVLİLİKTE İLETİŞİM NEDEN BOZULUR?
Hatice Özdemir
Birçok çift danışmanlık sürecine başladığında benzer bir cümle kurar: “Eskiden çok konuşurduk, şimdi konuşacak bir şey bulamıyoruz.”
Aslında sorun çoğu zaman konuşamamak değildir. Sorun, birbirini duyamamaktır.
İlişkilerin ilk dönemlerinde insanlar karşı tarafı anlamaya daha fazla çaba gösterir. Merak eder, dinler, sorular sorar ve duygularına önem verir. Ancak zaman içerisinde günlük hayatın yoğunluğu, iş stresi, ekonomik kaygılar ve çocukların sorumluluğu çiftlerin iletişim kalitesini azaltabilir.
İletişimi bozan en önemli etkenlerden biri eleştiri dilidir. Bir eşin sürekli olarak diğerinin eksiklerine odaklanması, zamanla savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Savunma arttıkça anlayış azalır, anlayış azaldıkça da tartışmalar büyür.
Bir diğer önemli sorun ise varsayımlardır. “Beni anlamıyor”, “Nasıl olsa değişmez” veya “Ne hissedeceğimi zaten biliyor” düşünceleri iletişimin önüne görünmez duvarlar örer.
Oysa sağlıklı ilişkilerde iletişim sadece konuşmak değil, aynı zamanda anlamaya çalışmaktır. Bazen eşinizin kurduğu bir cümleden çok, o cümlenin arkasındaki duyguyu fark etmek ilişkiyi güçlendirir.
İletişim sorunları bir günde ortaya çıkmadığı gibi bir günde de çözülmez. Ancak her gün birkaç dakikalık samimi bir sohbet, göz teması kurmak ve gerçekten dinlemek birçok ilişkinin yeniden canlanmasını sağlayabilir.
Belki de bugün kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Eşim konuşurken cevap vermek için mi dinliyorum, anlamak için mi?