- Haberler
- Özel Haber
- Klinik Psikolog Özer Uyardı: Okullardaki Şiddet Çocukları Nasıl Etkiliyor
Klinik Psikolog Özer Uyardı: Okullardaki Şiddet Çocukları Nasıl Etkiliyor
Klinik Psikolog İzzet Özer, okullarda artan şiddetin çocuklarda kaygı, güvensizlik ve okul fobisine yol açabileceğini belirtti.
Haberin Özeti
- • Klinik Psikolog İzzet Özer, okul şiddetinin çocuklarda kaygı ve güvensizlik oluşturduğunu belirtti.
- • Klinik Psikolog İzzet Özer, riskli davranışların bazı belirtilerle önceden fark edilebileceğini ifade etti.
- • Klinik Psikolog İzzet Özer, erken müdahale ve uzman desteğinin kritik olduğunu vurguladı.
Klinik Psikolog İzzet Özer, yaşanan olayların özellikle çocuklar ve gençler üzerinde derin etkiler bıraktığını belirterek, “Bu süreçte öğrenciler ciddi bir psikolojik baskı altında kalıyor. Yüksek kaygı düzeyi, güvensizlik hissi ve buna bağlı olarak okul fobisi gelişebilir. Çocukların en temel ihtiyaçlarından biri olan güven duygusu bu tür olaylarla birlikte zedelenebiliyor” ifadelerini kullandı.
Toplum genelinde bu tür olayların yayılma riskine de dikkat çeken Klinik Psikolog İzzet Özer, “Bu tarz şiddet olayları, kelebek etkisiyle benzer davranışları tetikleyebilir. Özellikle medyada geniş yer bulması, bazı bireylerde özenti ya da model alma davranışına neden olabilir. Bu nedenle hem ailelerin hem de eğitimcilerin daha dikkatli olması gerekiyor” dedi.
Saldırgan davranışların her zaman aniden ortaya çıkmadığını vurgulayan Klinik Psikolog İzzet Özer, bazı psikolojik ve davranışsal ipuçlarının önceden gözlemlenebileceğini ifade etti. “Bu kişiler genellikle içe kapanık, sosyal ilişkilerde zorluk yaşayan, empati düzeyi düşük ve toplumsal kurallara uyum sağlamakta zorlanan bireyler olabilir. Antisosyal eğilimler, öfke kontrol problemleri ve yalnızlaşma bu süreçte dikkat edilmesi gereken önemli sinyallerdir. Ancak bu tür durumların doğru şekilde analiz edilebilmesi için mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir” şeklinde konuştu.
Okullarda sosyal uyumun artırılmasının önemine de değinen Klinik Psikolog İzzet Özer, öğrencilerin yalnızlaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti. “Okul sadece akademik bir alan değildir. Aynı zamanda sosyal gelişimin en önemli merkezlerinden biridir. Kulüp faaliyetleri, grup çalışmaları ve sosyal etkinlikler öğrencilerin kendilerini ifade etmelerine ve topluma entegre olmalarına katkı sağlar” dedi.
Ailelere de önemli görevler düştüğünü vurgulayan Klinik Psikolog İzzet Özer, çocukların davranışlarındaki değişimlerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirterek, “İçe kapanma, ani öfke patlamaları, sosyal çevreden uzaklaşma gibi belirtiler ciddiye alınmalı. Erken müdahale, olası risklerin önüne geçmek açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.
Klinik Psikolog İzzet Özer, toplumun tüm paydaşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek, güvenli ve sağlıklı bir eğitim ortamı için psikolojik farkındalığın artırılmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.